Genç Patron Adayları İçin Girişimcilik ve İş Hayatı

Bir girişimcinin başarılı olabilmesi için onlarca etken var, bilgisayar oyunlarındaki “level”lar gibi onlarca kapıdan geçmeli, ejderhalarla boğuşup, bonus’ları toplayıp, zıplanacak yerde zıplayarak yerdeki engelden kurtulmalı, eğilecek yerde eğilerek tepedeki bir engele kafayı çarpmamayı başarmak gerekiyor.

Bu yüzden girişimcinin doğru yerde doğru zamanda doğru kişilerle bulunuyor olması gerekiyor. Bu kadar doğru da bir araya doğrusu öyle çok kolay gelmiyor. Eğer gelseydi zaten girişimcilik bu kadar popüler gelmezdi ve insanlar bir yerlerde çalışmak yerine birer şirket kurardı.

Demek ki özel bir hayal kuruyorsunuz, özel bir hayali gerçekleştirmek için de diğerlerinden farklı yol almak gerekiyor. Öyle ya, herkesle aynı yöne doğru gidip farklı bir noktaya ulaşabilir misiniz?

Bu farklı yollardan birkaçından bahsedeceğim ama öncesinde belirteyim, herkesin başarı hikayesi birbirinden farklıdır, hiçbir zaman bir başarı hikayesi kitabını baştan sona okuyup ve uygulayıp başarıya ulaşma garantisine sahip olamazsınız. Zaten bu kitaplar da yemek tarifi kitapları değil ki bakarak uygulayasınız! (Kaldı ki yemek kitaplarından da bakarak yaptığınız hiçbir yemek, nihayetinde oradaki fotoğrafa benzemez)

Gelelim girişimcilerin ve geleceğin genç patronlarının iş hayatına nasıl başlaması gerektiğine.

  • Seçtiğiniz iş kolu çok uzun sürede sonuç veren, uzun süre karnınızı içinize çekerek yürümenize neden olacak olan bir iş olmasın. Ne kadar kısa sürede emeğinizi ve fikrinizi paraya tahvil edebilirseniz girişimciliğinizin o kadar bileneceğini ve keskinleşeceğini unutmayın. Aksi takdirde, aylarca içeri girecek ilk müşterinin hayalini kurarsanız da, köreleceğini…
  • Eğer zor, meşakkatli ama sonuçları yüksek fayda içeren bir fikriniz varsa bunu gerçekleştirmeden önce daha hızlı para kazandıracak, işinizi döndürebilecek ve asıl hayaliniz olan zor, meşakkatli işi yapmanızı kolaylaştıracak bir çevreye de sahip olmanıza yol açacak bir iş seçin. Örneğin son ütü makinesi üretip satmayı düşünüyorsanız, öncesinde tela,  nakış, aplik üretip ve/veya satmakla  başlayabilirsiniz. Çünkü bir şirkete toplu iğne satarak girmek için toplu iğne deliği kadar bir kapıya ihtiyaç duyarsınız. Ama toplu iğne satarak girdikten sonra oraya bir vinç satma şansınız toplu iğnenin öncesine göre çok daha zordur. Üstelik içeri girebilmek için vinç büyüklüğünde bir deliğe ihtiyacınız vardır.Bu yöntem aynı zamanda sizin pazarda kendinize bir yer edinmenizi de sağlar, böylece asıl girişiminizi pazara daha kolay kabul ettirebilirsiniz.
  • Mükemmeliyetçi olmayın! Eğer eksiklerin olmasa adınız girişimci olamazdı. Pazarın sizi eksiklerinizle ve hatta eksiklerinizi çabucak düzeltme becerinizle tanımasına izin verin. Web siteniz mükemmel olana kadar beklemeyin, 10 gün fazla kapalı kalan sitenizin kimlere “patron yok” diyeceğini tahmin bile edemezsiniz.
  • Ofisinizi çok pahalı bir yerde tutup sabit maliyetlerinizi yükseltmeyin, şirin, temiz ve hatta tercihen minik bir ofisle enfes işler yapabilirsiniz.
  • Girişiminizden önce mutlaka bir yerlerde eleman olarak çalışmış olun, hem disiplin kazanmak için hem de çalıştıracağınız ve ilk patronluk deneyiminizi üzerinde deneyeceğiniz çalışanlarınızın sağlığı için. Çalıştığınız yerde patronunuz çok çok iyi olursa ondan ilham alırsınız, patronunuz çok kötü olursa da onun yaptıklarını yapmamak için azami gayret sarf edersiniz.
  • RAKİBİNİZ OLMALI! Ve mutlaka sizden büyük ve sizden eski olmalı. Böyle bir firmayı gözünüze kestirin ve haddinizi bilmeden onunla yarışmaya başlayın. Göreceksiniz ki kiminle rekabet ediyorsanız onunla aranızdaki koşul farkları bir anda kapanıvermiş. Haddinizi asla bilmeyin, 10 katınız boyutundaki rakipleriniz bile yaptıklarıyla televizyona, gazetelere çıkamıyorsa, “onlar bile çıkamıyor, ben nasıl çıkayım” demeyin. Tam tersi bunu motivasyon unsuru olarak kullanıp farkı kapatmaya çalışın.
  • Girişimciliğe yönelik karara alırken “başkasına çalışacağıma kendime çalışırım” gibi bir düşünceyle başlarsanız kibarca söyleyeyim; çok zorluk çekersiniz. Amaç bu değil, amaç çok güvendiğiniz bir fikri/bir iş modelini bir an önce hayata geçirmek zorunda oluşunuzdur, bunu unutmayın.

Girişimcilik birçokları için hoş bir hayal, pek azı için ise vazgeçilmez bir tutku ve bir meslek. Eğer siz de bu azınlık içindeyseniz uykusuz gecelere hazırlıklı olun. Girişimcilik size dikensiz gül bahçesi vaat etmiyor.

Toplu iğneler hazırsa, başlayalım..!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir